3. 11.

Dünya Çocuk Günü hakkında genel bilgi
Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü’ dür. Çocukların iyi yetiştirilmesi ulusların ortak sorunudur. Bu ortak sorun için ilk çalışmalar 1923 yılında başladı. İsviçre’nin Cenevre kentinde toplanan kırk ülkenin delegeleri Uluslararası Çocukları Koruma Birliği’ni kurdular. Uluslararası bu kuruluş, Birleşmiş Milletler Örgütü’ nün kurulmasını izleyen yılda UNICEF’ e dönüştü.

UNICEF, “Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu”nun kısaltılmış adıdır. Birleşmiş Milletler Örgütü 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul etti.
Dünya Çocuk Günü evrenseldir. Birleşmiş Milletler Örgütü’ ne üye bütün ülkelerde aynı günde kutlanır. Üye ülkelerin radyo, gazete ve televizyonlarında bu günün önemi anlatılır. Çocukların bakım ve korunmasının gerekliliği üzerinde durulur. Read the rest of this entry »


3. 11.

1 Kasım 1928′de Latin esasından alınan harfler, (Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek) “Türk harfleri” adıyla 1353 Sayılı Kanunla kabul edilmiştir. Yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine Türk harflerinin alınmasını ifade eden Harf Devrimi yapılmıştır.

Arap harflerinin Türkler tarafından kullanılması, İslamiyet’in kabulünden sonra başlamış ancak bu harfler, Türk diline hiç bir zaman uyamamıştır. Türkçe, Arap harfleri ile kolay yazılıp okunamıyordu. Harf İnkîlabının hedefi, okuyup yazmayı kolaylaştırmak ve yaymak, modern öğretim ve eğitimin gerçekleşmesini sağlamaktı. Harf İnkılabının ilk adımı, 20 Mayıs 1928′de 1288 sayılı kanunla, Arap rakamlarının kullanılmasına son verilerek, uluslararası rakamların kabulü ile başlamıştı. Read the rest of this entry »


21. 10.

Ülkemizin kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk, 10 Kasım 1938 günü saat dokuzu beş geçe öldü.

O tarihten bu yana 10 Kasım’la başlayan hafta, yurdumuzda Atatürk Haftası olarak değerlendirilir. Bu hafta içinde, Atatürk’ün yaşamı, yurtseverliği, inkılap ve ilkeleri anlatılır. Ata’nın daha iyi tanıtılması amacıyla açık oturumlar düzenlenir. Radyo ve televizyonda, Atatürk’ün konuşmaları kendi sesinden dinletilir. Atatürk’le ilgili filmler gösterilir. 10 Kasım günü Atatürk, tüm yurtta törenlerle anılır. Ölüm anı olan saat dokuzu beş geçe “ti” sesi ile saygı duruşuna geçilir. Kara ve deniz taşıtları oldukları yerde durarak düdüklerini çalarlar. Düzenlenen anma törenlerinde Ata’nın yaşam öyküsü, Atatürk inkılap ve ilkeleri anlatılır, seçilmiş Atatürk şiirleri okunur. Read the rest of this entry »


21. 10.

Afet Eğitimi Hazırlık Günü genel bilgi

Eğitim, uygarlıkların vazgeçilmez gereksinimidir. Eğitimin amacı, insan ve toplum yaşamını kolaylaştırmak, güzelleştirmek, zenginleştirmek, iyileştirmek, kişiyi ve toplumu mutlu kılmaktır. Eğitimde atılan her bir adim, toplumun duyarlılık bilincini, yaratıcılığını, akilci düşünme gücünü, doğal yeteneklerini ve becerilerini geliştirmek için gereken gücü artırmaktadır. Read the rest of this entry »


21. 10.

Birleşmiş Milletler “Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü”
UNESCO

UNESCO, 4 Kasım 1946 tarihinde 44 ülke tarafından Londra’da yapılan bir toplantı sonrasında kurulmuştur. Merkezi Paris’te olan UNESCO’nun amacı; eğitim, bilim ve kültür alanında çalışmalar yaparak barışın ve güvenliğin korunmasına, insan hak ve özgürlüklerine katkıda bulunmak… olarak açıklanmaktadır. Amacı bu şekilde açıklanmasına rağmen UNESCO’nun bugüne kadar bu konularda kalıcı çözümler ürettiği de görülmemiştir. Read the rest of this entry »


21. 10.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Dünya Çocuk Hakları Günü ile ilgili bir basın açıklaması yayınladı.

Açıklamada, Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler’in 20 Kasım 1989 tarihinde kabul ettiği “Çocuk Hakları Sözleşmesi”ni 1995 yılında 17., 29. ve 30. maddelerine çekince koyarak kabul ettiği belirtilerek başta anadilde eğitim hakkı ve örgütlenme özgürlüğü olmak üzere Sözleşme’nin hayata geçirilmesi için ciddi hiçbir adım atılmadığına dikkat çekildi. Read the rest of this entry »


21. 10.

Artık felsefenin de bir günü var. Her yıl Kasım ayının üçüncü Perşembe günü, DÜNYA FELSEFE GÜNÜ olarak kutlanmaktadır. Bu konudaki önerinin, Türkiye Felsefe Kurumu tarafından getirildiğini ve UNESCO tarafından da kabul edildiğini hatırlatmak yerinde olur. 1946 yılında resmen yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler, Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization: UNESCO), savaş ve çatışmaların ilk çıkış yerinin insan zihni olduğunu belirtir. Dünyamızdaki olumsuz gelişmelerin önce zihinlerde başlaması nedeniyle, UNESCO’nun birtakım ilkeleri yaygınlaştırmayı amaçladığını görüyoruz. DÜNYA FELSEFE GÜNÜ dolayısıyla, ülkemizde bazı üniversiteler ve liseler etkinlikler düzenlemektedir. Son derece memnunluk verici bu etkinliklerin gitgide çoğalması ve felsefenin öneminin daha fazla anlaşılır olması günümüzde daha çok önem kazanmıştır. DÜNYA FELSEFE GÜNÜ nedeniyle felsefenin gündeme gelmesi önemlidir; çünkü gerek dünyada gerekse ülkemizde felsefeye duyulan gereksinimin arttığını görüyoruz. İnsanlığın karşı karşıya olduğu problemler kadar, ülkemizin kendine özgü problemleri de, olaylara felsefenin ışığında da bakabilmeyi gerekli kılmaktadır. Savaşların ve çatışmaların bitmek bilmediği, savaş tacirlerinin her türlü yolu ve yöntemi kullanmaktan çekinmedikleri günümüz dünyasında barış, özgürlük, insan hakları, insanın onuru ve değerlerin savunulmasında felsefenin temellendiriciliği ve aydınlatıcılığı büyük önem taşımaktadır. Yaşadığımız dünyayı daha iyi, daha insancıl bir dünyaya dönüştürmede ve uygarlık maskesiyle gizlenmeye çalışılan modern barbarlıklara başkaldırmada felsefenin işlevi yaşamsal bir önem taşımaktadır. Read the rest of this entry »


21. 10.

19 uncu yy.’a kadar berberler, nalbantlar, kırık-çıkıçılar gibi ehil olmayan kişiler tarafından bilimsel olmayan ve çok tehlikeli şekilde icra edilmeye çalışılan dişhekimliği mesleğinde 1908 yılında İstanbul’da açılan ilk Dişçilik Yüksek Okulu olan“ Dişçi Mekteb-i Aliyesi” ile yeni bir dönem başlamış, 1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet Ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile de dişhekimliği mesleği tanımlanmıştır. Açılan ilk dişçilik yüksek okulu 1964 yılında tıp fakültesinden ayrılarak İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi kurulmuştur. Günümüz Cumhuriyet Türkiyesi’nde ise 18 dişhekimliği fakültesi ve 4921’i Sağlık Bakanlığı’nda olmak üzere yaklaşık 20 bin kişilik dişhekimi camiası halkımıza hizmet vermektedir. Read the rest of this entry »


21. 10.

Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir.

Eskiden öğretmene “Muallim”, öğretmen yetiştiren okula da “Muallim Mektebi” denirdi. Ülkemizde öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848′de açıldı. Read the rest of this entry »


21. 10.

Lösemi nedir? ÇOCUKLUK ÇAĞINDA LÖSEMİLER:
Çocukluk çağındaki kanser vakalarının %35′ini lösemiler oluşturur ve birinci sıradadır. Lösemiler hücre cinsine göre; ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) ve AML (Akut Myeloblastik Lösemi) olmak üzere 2 ana gruba ayrılır. Kendi içlerinde de alt sınıflar tanımlanabilir.Türkiye’de her yıl 16 yaşın altında 1200-1500 yeni lösemili çocuk vakası bildirilmektedir.

Lösemi nedenleri henüz tam olarak aydınlatılmamıştır. Sitogenetik ve moleküler tekniklerdeki yeni gelişmelerle; genetik yatkınlıklar, radyasyon, benzen ve türevleri (bali, vs.), böcek ilaçları gibi kimyasal maddeler, bazı kalıtsal hastalıklar ve bazı viral hastalıkların hep birlikte lösemiye neden oldukları çalışmalarla gösterilmiştir. Lösemi her yaşta görülmektedir. En sık çocukluk çağında 2-5 yaşlarında artmaktadır. 1 yaşın altında, 10 yaşın üstündeki yeni vakalarda tedaviye cevap azalmaktadır. Read the rest of this entry »



Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler