20. 10.
Atatürk ilkelerini incelediğimizde, bu ilkelerin Türk ün yüksek karakter ve seciyesine tam bir uyum gösterdiğini görürüz. Mustafa Kemal, askeri görevleri ve katıldığı savaşlar neticesinde, ülkesini ve insanlarını çok iyi gözlemlemiş; kendisinden önceki yöneticiler gibi, yapılmaya çalışılan yenilik hareketlerinde, ne ülke insanından uzak kalmış, ne de halkın üstünde bir tavır takınmıştır. Türk Milletine inanan ve Türk ün yüzyıllardır bastırılmış olan karakterini ortaya çıkaran Atatürk; bu inançla ilkelerini uygulamaya koymuş ve başarılı olmuştur. Atatürk bu durumu, şu sözleriyle anlatmıştır: Read the rest of this entry »
20. 10.
Atatürkçülük, Türk milletinin ihtiyaçlarından ve gerçeklerinden çıkmış millî bir düşünce sistemidir. Temelinde insanlığın binlerce yılda elde ettiği yüksek değerler vardır. ilerlemeye ve yenileşmeye açıktır. Bu düşünce sistemi vatanı parçalanmaktan kurtarmış, onurlu ve millî bir devlet kurmuştur. Bu devlet, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’dir. Read the rest of this entry »
20. 10.
“Mustafa Kemal Bir Milyon Askere Bedeldir.”
“Yıl 1936, İngiltere Kralı VIII. Edward, Atatürk’ü ziyarete gelir. 4 Eylül 1936 günü Atatürk misafirinin şerefine bir yemek verir. Dolmabahçe Sarayı’nın salonunda yenen yemek sırasında İngiltere Kralı, Atatürk’e sorar: Read the rest of this entry »
20. 10.
Bilindiği gibi, 1985 yılında Sovyetler Birliği nde işbaşına gelen Gorbaçov un başlattığı Glasnost (açıklık) ve Perestroika (yeniden yapılanma) politikalarının sonucunda, 70 yıl süren komünist sistem ve dolayısıyla da Sovyetler Birliği dağıldı. 1991 yılının Aralık ayında Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya nın Bağımsız Devletler Topluluğu nu kurduklarını açıklamalarıyla Sovyetler Birliği tarihe karışmış oldu. Read the rest of this entry »
20. 10.
Her gün telgrafla gelen bu raporların ilki. ”Düşman imha edilecektir” diye başlamış ve beşincisi ”Düşman imha edildi” diye bitmiştir. Yunus Nadi merhum, taarruza ve ona takaddüm eden günlere ait hatıralarını şöyle anlatmıştı: 1922 Ağustosunun ilk haftasında Beypazarı - Nallıhan - Göynük yolu ile Ankara’dan İzmit’e geliyordum. İstanbul’da mektepte olan çocuklarım oraya gelmiş olacaklardı, onlarla İzmit’te sekiz on gün beraber geçirecektik. Geyve’de kumandan Halid Paşa titiz bir asabiyet içinde: Read the rest of this entry »
20. 10.
Madalyanın Adı İhdas Eden Tarihi
5.Rütbeden Mecidi Nişanı Abdülmecid 25.12.1906
2.Rütbeden Mescidi Nişanı Abdülmecid 12.12.1916
1.Rütbeden Mescidi Nişanı Abdülmecid 16.12.1917
4.Rütbeden Osmani Nişanı Abdülaziz 06.11.1912 Read the rest of this entry »
20. 10.
BAYRAĞA SAYGI
30 Ağustos sabahı, Mustafa Kemal muharebe sahasında dolaşıyordu. Etraf binlerce düşman cesetleri ve birbiri üzerine yığılmış yüzlerce topçu hayvanı, terk edilmiş silah, top ve cephane dolu idi… Read the rest of this entry »
20. 10.
İNSAN SEVGİSİ
Devlet Bürokrasisi Cumhuriyet’in ilanından sonra idi. Karadeniz’de bir gezintiye çıkmıştı. Kendisine eşlik edenler arasında bulunuyordum. Rize’ye geldik. Yolların düzgünlüğü ilgisini çekmişti. Vali’ye :
“Yollarınızı nasıl bu hale getirebildiniz?” diye sordu. Read the rest of this entry »
20. 10.
VATANIMIN TOPRAĞI TEMİZDİR
Kral Edward İstanbul’a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı’na yanaştı. Atatürk de rıhtımda onu bekliyordu. Deniz dalgalı idi ve Kral’ın bindiği motor inip çıkıyordu. Kral rıhtıma çıkmak istediği bir sırada eli yere değdi ve tozlandı. O sırada Atatürk de Kral’ı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunuyordu. Read the rest of this entry »
20. 10.
ATATÜRK VE DİN ADAMLARI
Milli Mücadele’nin en buhranlı günleriydi. İstanbul ile Ankara arasında fetva kavgası tüm şiddetiyle devam ediyordu. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, kendi bünyesi içindeki din adamlarından seçtiği İrşad (Aydınlatma) Heyetleri’ni vatanın köyüne-kentine göndermek ve gerçekleri vatandaşa anlatmakla görevlendirildi. Milli Eğitim Bakanı Türk Ocakları Genel Başkanı olan rahmetli Hamdullah Suphi Tanrıöver’di. Mustafa Kemal’e geldi. Read the rest of this entry »









