20 Ağustos 2010 – 05:17 | Yorum Yok

Fransa’da 14 yaşında bir genç kızın bekâretini nasıl kaybettiğini konu alan bir kitap yazan 15 yaşındaki Carmen Bramly büyük ilgi görüyor. Önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak ‘Pastel Fauve’ isimli romanında 14 yaşındaki Paloma isimli genç kızın …

Devamını Oku »
Videolar

Ana Sayfa » Eğitim

Gebelik

Yazan xgirL Tarih 15 Ekim 2008 – 21:23Yorum Yok

GEBELİK (Gestasyon). İnsanda, ortala­ma gebelik süresi 274-280 gündür. Ge­beliğin ilk işaretleri, âdetin kesilmesi, memelerin büyümesi, sabah veya akşam bulantıları ve sık idrar etmektir. Üçüncü ayda meme uçları ve çevrelerindeki renk­li bölge koyulaşır ve 18′inci hafta ci­varında fetus’un hareketleri hissedilir. Üçüncü aydan itibaren gebe rahim, ka­rın duvarından hissedilebilir. Bununla birlikte, bu işaretlerin hiçbiri kesin ge­belik belirtisi değildir ve bir kadının, bütün bu işaretlerin varlığına ve hatta karnının devamlı büyümesine rağmen, gebe olmaması mümkündür. Kesin ge­belik işaretleri, 4-5 ay dolayında çocuk kalp seslerinin duyulması, tecrübeli bir doktorun, vajinal muayenesi ile teşhise götürür. Günümüzde ultrason ve biyolo­jik gebelik testlerinden birinin pozitif so­nuç vermesi teşhis için yeterli sayılmak­tadır.
Gebeliğin, normal bir durum olması­na rağmen, görülmesi olası anormallik­lerin zamanında teşhisi ve kontrol altı­na alınması için, doğum öncesi düzenli aralıklarla gebenin muayenesi gereklidir.İlk muayenede, hastanın öz ve soy geç­mişi hakkında bilgi edinilir, pelvis öl­çüleri ve kan basıncı saptanır, idrar ve kan testleriyle böbreklerin sağlık duru­mu ve kandaki Rh-antikorlarının (bkz. Kan Grupları) varlığı öğrenilir, frengi ve toksoplasmasis olup olmadığı testler­le araştırılır ve kan grubu saptanır. Ge­beye, sağlığı ve beslenmesine ilişkin ge­rekli bilgi verilebildiği gibi, doğumla il­gili doktor ve hastaneyle önceden ilişki kurulur. Bunu izleyen muayenelerde, ge­beliğin normal ilerleyip ilerlemediği belli olur.
Genel sağlık:
Birçok kadın, gebelik süresince bir dur­gunluk, huzur ve mutluluk duygusu için­dedir. Sağlığı da son derece iyi olabilir. Böyle talihli olmayan bazı kadınlar ise kendilerini çaresiz ve keyifsiz hissedebi­lirler. Birçoğu unutkan, beceriksiz, bazen de içlerine kapanık olurlar.
Gebelik değişimlerinden birçoğunun nedeni, gelişmekte olan bebeğin korun­ması, doğuma hazırlanması ve doğduk­tan sonra beslenmesi için kadının vücu­dunda oluşan birtakım gerekli uyarlama­lardır.
Öteki değişimlerse, etkisiz ya da sa­kıncalı tepkiler olarak görünmektedir; sanki beden ve duygular düzenli ve ya­rarlı bir biçimde tepki göstermeyi başa-ramamaktadır. Örneğin, gebeliğin erken dönemlerindeki iştah kaybının, bulantı­nın ve kusmanın anneye ya da bebeğe ne gibi bir yaran olacağını anlayabilmek güçtür; ama bütün gebe kadınların dört­te üçü bu şikâyetlerde bulunduklarına göre, bunların normal sayılması gerek­mektedir. Bu gibi belirtiler genellikle ha­fiftir ve 3-4 ay sonra geçer. Kusma aşı­rı olmadığı ve aşırı kilo kaybıyla birlikte görülmediği sürece, hiçbir zarar vermez ve gelişen embriyonda herhangi bir bo­zukluğa yol açmaz. Embriyon gerekli olan besinini alır; annenin beslenmesin-deki dalgalanmalardan plasenta sayesin­de korunur. Deride renk değişimi Normal olarak koyu renkli olan ya da örneğin, kemer gibi şeylerin basıncı al­tında kalan deri alanlarında koyulaşma belirgin olarak artar. Birçok kadında, karnın orta çizgisi üzerinde dikey bir kahverengi çizgi (linea nigra) belirir. Ba­zen yüz özellikle etkilenir ve koyulaş­manın yüzde bir leke halinde belirgin­leşmesi durumuna da “Gebelik Maskesi” adı verilir. Kuvvetli güneş ışığı bu etki­yi artırabileceği için güneş banyosundan kaçınmak yerinde olur. Deri koyulaşma­sı genellikle doğumdan sonra geçer; ama bazen tamamıyla geçmeyip, kaldığı da görülmektedir.
Gerilme izleri
Gebeliğin ileri aylarında karında, göğüs­lerde ve seyrek olarak kalçalarda birta­kım gerilme izleri belirebilir. Bunlar, de­rideki derin dokuların yüzeysel dokular kadar esneyememesinden ileri gelir. Bu izlerin görülme olasılığı aşırı derecede kilo alan kadınlarda daha fazlaysa da, ince yapılı kadınlarda belirdikleri de gö­rülebilmektedir. Gerilme izleri başlan­gıçta kırmızıdır ve kaşıntı yapabilir. Ge­belikten sonraki birkaç ay içinde bun­lar kaybolur ve yerlerinde belli belirsiz gümüşi bir beyazlık kalır.
Doku yumuşaması
Bütün vücutta lifli bağdokusu yumuşar ve esnekleşir. Pelvis kemiklerini bir ara­da tutan bağlar, bebeğin daha kolay ge­çebilmesi için, biraz gevşer. Vajen ağzı­na yakın pelvis tabanı ile serviks (rahim boynu) dokuları da esnekleşir ve böy­lece doğum sırasında rahim, bebeği at­mak üzere kasıldığı zaman açılması ko­laylaşır. Hormonlar
Plasentanın ürettiği hormonlar, gebelik süresince bedensel işlevlerin, uyarlama­ların ve büyümenin başlıca düzenleyici­leridir. Bunlar âdet süreleri içinde yu­murtalıkların ürettiği östrojen ve pro-jesterona benzer. Yemek
Sağlıklı bir gebelik için dengeli bir rejim gereklidir; ama “iki kişilik yemek” yen­mesi de gerekmez. Enerji sağlanması, or­ganların iyi bir durumda tutulması ve barsakların normal çalışabilmesi için dengeli bir rejimde yeterli miktarlarda protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, mineraller ve kaba maddeler bulunma­lıdır. Anne vücudu fetüsün besin alabi­leceği bir depo gibi olduğundan, bebek yetersiz bir rejimle de gelişebilir; ama annenin sağlığı mutlaka tehlikeye düşer. Halsizlik ve uyuşukluk görülür; kansız­lık, kan zehirlenmesi, erken doğum ve yetersiz süt üretimi gibi yan etkilerin gelişme olasılığı artar ve bunlar da be­beği dolaylı olarak etkileyebilir

Yorum Bırak!

Yorumunuzu Aşağıya Ekleyin veya Önceki Sitenin Kendi Adresinden.
Ayrıca Bu Yorumlara Abone Ol RSS Aracılığıyla.

Terbiyeli Ol!Spam Yapma.

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.